
DİYABETİK
RETİNOPATİ
Diyabetik Retinopati nedir?
Diyabetik Retinopati ne sıklıkla görülür?
Diyabetik Retinopati kimlerde görülür?
Diyabetik Retinopati oluşumunda risk faktörleri nelerdir?
Diyabetik Retinopati’nin belirtileri nelerdir?
Diyabetik Retinopati tanısı hangi tetkikler ile konulur?
Diyabetik Retinopati’nin tedavisi nedir?
Diyabet hastaları gözlerini korumak için ne yapmalıdır?
Diyabetik retinopati şeker hastalığı bulunan herkeste ortaya çıkabilir.
Erken tanı ve sık kontrollerle diyabet hastalarında ciddi görme kayıpları engellenebilmektedir.
Gözlerinizi korumak için diyabet tanısı aldığınızda mutlaka bir göz doktoruna gidiniz. Görmeyle ilgili bir şikayetiniz olmasa dahi gözde kanama başlayabileceğini unutmayınız. Daha sonra doktorunuzun önerdiği aralıklarla düzenli kontrollerinizi yaptırınız.
Diyabet (şeker hastalığı), gözün arka bölümündeki retina tabakasını etkileyerek görme kaybına yol açmaktadır. Şeker hastalarında retina tabakasının tutulmasına diyabetik retinopati denir. Diyabete bağlı retinopati ülkemizde ve dünyada en önemli körlük nedenlerinden biridir.
Diyabet tanısı alınmasından itibaren geçen süre uzadıkça retinopati görülme sıklığı artmaktadır. Ne kadar uzun süre şekeriniz varsa gözlerin etkilenme sıklığı o kadar artmaktadır. 15 yıllık şeker hastalığı olan birinde retinopati gelişme riski %80 gibi yüksek bir orandadır.

En önemli risk faktörü hastalığın süresidir. Şeker hastalığın süresi ne kadar uzunsa diyabete bağlı göz hastalığı riski o kadar yüksektir.
Kan şekerinin iyi kontrol edilememesi de hastalığın gelişimine yol açmaktadır. Kan şekeri ve HbA1c düzeyi yüksek olan kişilerde diyabetin göze hasar verme riski artmaktadır.
Yüksek tansiyon, sigara, gebelik ve böbrek hastalığı da risk faktörleridir.
Hastalığın erken evrelerinde gözde hasar başlasa bile hasta hiç farkında olmayabilir, hiçbir şikayeti bulunmayabilir. Bu yüzden diyabetli kişiler göz şikayetleri olsun ya da olmasın mutlaka göz doktoruna gitmeli ve muayene olmalıdır.
Diyabet hastalarının görme merkezi etkilendiğinde ise görme ilerleyici bir şekilde azalabilir. Hatta bazı hastalarda göz içerisinde ani kanama sonucu hasta görmesini bir anda kaybedebilir.
Diyabet hastalarına detaylı göz dibi muayenesi yapılmalıdr. Hastaya göz bebeğini büyütmek için damla konulur.
Diyabetik Retinopati tanısında en sık kullanılan tetkikler Floresein Anjiografisi (FFA) ve Optik Koherens Tomografi (OCT) 'dir. OCT testi ile retina tabakası ince kesitler halinde incelenebilir. Hastalarda ödem olup olmadığı saptanabilir. Floresein Anjiografisi (FFA) testi yapılırken ise hastaya damar yoluna floresein adlı verilen ilaç verilir. Daha sonra retinanın fotoğrafları çekilir.
Öncelikle hastanın risk faktörleri özellikle kan şekeri kontrol altına alınmalıdr. Kan şekeri düzenlenemeyen hastalarda başarı şansı düşüktür. Bazı hastalata diyabetik retinopatinin durumuna göre lazer fotokoagülasyon tedavisi, intravitreal enjeksiyonlar, vitrektomi uygulanması gerekebilir.
